Malzemeler:
- Birkaç yumurta
- Biraz zeytinyağı
- Bir tutam dümdüz tuz
- Kafaya göre labne
- Bir tutam beyaz biber
- Biri (Kendiniz de olur)
Hazırlanış Süresi:
- 5 dakika veya bir ömür
Hazırlanışı:
- Uyanın ve acıktığınızdan emin olun.
- Evde biri var mı yok mu diye kontrol edin, ona göre malzemeleri kalibre edin.
- Derin bir nefes alın, ara ara bunu yapmaya devam edin. Geri kalan zamanlarda nefes aldığınızdan emin olun. Nefes almıyorsanız sonraki adımların bir önemi yok. Nefes alın.
- Önce biraz müzik açın, tercihen Nina Simone’dan bir şeyler çalabilirsiniz. Sesi köklemeyin.
- Ateşi açın, ama ateşi de köklemeyin. Birkaç saniye ateşe bakın. Herakleitos’un dediği gibi ateş her şeyin değişim ölçüsüdür. En azından yapacağımız yemeği dönüştürecek olan ateşe bakın, ya da açılıktan tokluğa geçişi sağlayacak olan ateşe, ya da uykulu halinden uyanığa geçen içindeki ateşe. Bakın işte, sonra bir nefes daha alıp ve tavayı üstüne koyun, biraz zeytinyağını tavaya dökün. Herakleitos’a yine kulak ver, her şey akar. Zeytinyağı da akıyor işte, ısınınca tava iyice akışkan hale geliyor.
- Bir kase alın, tezgaha yerleştirin. Kasenin rengi önemli değil. Kasenin şekli de çok önemli değil. Kase olsun. Yumurtayı alın kasenin kenarına vurun, sonra elinizle yumurtayı ikiye bölün. Camus’nün dediği gibi bir noktada her şey kırılır ve yeniden başlamak gerekir demeyin, bu kırılım için yeniden başlangıç olmayacak. Yumurtanın beyazını ve sarısını kasenin içinde olsun, kabukları olmasın. Kabuğun olmaması çok önemli. Velev ki düştü o zaman Amor Fati diyin, kaderinizi sevin. Düştüyse de ya alın kabuğu ya da kalsın. Yok kalmasın.
- İyice çırpın, öyle çırpın ki çıldırsın yumurtalar. Beyaz ile sarının kutuplaşması son bulsun. Bataille deliliğin sınırların aşıldığı anda ortaya çıktığını söyler, öyle bir çırpın ki kutuplar arasındaki sınırlar ortadan kalksın. Yeterince çıldırttığınızdan emin olunca biraz dümdüz tuz dökün karışıma, sonra biraz daha çıldırtın.
- Çıldırmış likit çiğ yumurtaları tavaya dökün.
- Isıyla beraber yumurta pişmeye başlayacak, dışarıdan içeri doğru pişen yumurtaları dürtükleyin. Dürtüklerken spatula, çatal, chopstick filan bir şeyler kullanın. Parmağınızla yapmaya çalışmayın.
- Halen biraz likit varken biraz labne atın tam merkeze. Ya da atmayın keyfiniz bilir.
- Yumurtayı dürtüklediğiniz aparatla ikiye katlayın. Yapabiliyorsanız tavada yumurtaya takla attırın. Yapamıyorsanız sallayın, şova gerek yok. Sevdiğiniz kararda piştiğine emin olun. Kierkegaard gerçek bir birey olabilmek için insan kendi ateşinde pişmeli der, çıldırmış yumurta da derin nefes alıp baktığınız ateşte kararında pişmeli.
- Yumurtayı tabağa aktarın, üstüne biraz dümdüz tuz, biraz da beyaz biber serpin. Neden mi beyaz biber? Neden olmasın?
- Yalnızsanız başlayın yemeye. Biri vardıysa evde şimdiye dek yanınıza gelmiş olmalıydı. Gelmediyse tekrar kontrol edin. Gittiyse de bırakın gitsin. Nefes almayı unutmayın. Afiyet olsun.

Yorum bırakın