Müphemde İlerleme

Published by

on

I


Gündelik hayatın akışı içerisinde deneyimlenen çeşitli olaylara karşı kişi çekirdek inançlarının yönlendirmesiyle bir öz iletişim krizi yaşayabilir. Bu öz iletişim krizi sonucu kişi kendine mazoşistçe diğerlerine ise sadistçe tavırlar sergileyebilir; sonuç olarak bu tavır kişide yoğun bir kaçış ihtiyacı tetikler. Bu kaçış ihtiyacının bizatihi de çekirdek inançların yönlendirmesiyle mazoşist bir değerlendirme ile sonuçlanır ve bir kısır döngü içine kişi hapsolabilir. Depresyon bu kısır döngünün çıktısıdır. Kısır döngü süreklilik arz ettikçe depresyon sıradanlaşır. Sıradanlaşan depresyon hali çekirdek inançların kalıplarına kişiyi hapseder.

II


Dışsal veya içsel olaylar üzerine zihin değerlendirmeler yapar. Bu değerlendirmelerin hakikiliği özünde değerlenenin doğasının, atfedilen değerin, değerleme sürecinin ve de değerlerin hakikiliği ile sınırlıdır. Değerlendirme hakiki ise sonuç olarak kişi anlamlı karar vererek anlamlı eylem ile hareket eder; değerlendirme yanlış ise yanlış karar ve yanlış eylem ile sonuçlanır. Karar ve eylem akraktik ise, yani kişi karar ve eylemdeki tutarsızlığın farkında ise, akraktik olandan hakiki olana doğru bir potansiyel söz konusudur; ancak karar ve eylemin tutarsızlığının kişi farkında olmayabilir.


Farkındalıktan yoksun olma hali içerisinde sorunlar ile mücadele edebilmek, hakikate erişebilmek ve anlamlı bir yaşam deneyimi ile bütünleşebilmek ancak sığ bir itaat haliyle mümkün olabilir. Kişi bilmediği bir durumla baş etmeye çalışmaz; ancak kural olarak gördüğünü uygulayarak yeni bir hale varabilir. Olaylara karşı tavrını sorgulamaz, ona sunulan içerisinde sadece varlığını idame ettirir. Kişi ne zamanki doğru gördüğü ile çatışır, o anda şüphe deneyimi yaşar. Doğru bildiği ile uyguladığında çatışma olduğunun farkında olan kişi artık akraktik bir pozisyondadır. Kişi bilgisini güçlendirdikçe farkındalığı da güçlenecektir; güçlenen farkındalık ise şüphelenecek tutarsızlıkları arttıracaktır. Şüphe olayları değerlendirirken hakikiliği sorgulamayı beraberinde getirir.


Bilen, şüphelenir. Şüphelenen, sorgular. Sorgulayan, ancak müphemi çözümlerse anlama erişir. Olaylar müphem dahilinde gelişir. Olayların nedenselliği, doğası, süreci müphemdir. Kişinin bilişsel kapasitesi olaylara dair bütünlüklü bir hakikate erişebilmesi için yeterli değildir. Kişi geçmiş deneyimleri ile kıyaslamalar yaparak ve mantık kurma kabiliyetinin limitlerini zorlayarak müphemi dağıtmaya ve hakikate erişmeye çalışır. Kişinin geçmiş deneyimleri yeterli değilse veya bu deneyimleri tutarsız inanç kalıplarıyla eşleştirdiyse hakikate erişemez. Kişinin mantık kurma kabiliyetinde aksaklıklar varsa veya mantık kurarken yanlış kabulleri referans alıyorsa hakikate erişemez. Hakikate erişebilmek adına deneyim ve mantık doğru işlemelidir.

III


Kişiler değerlendirmeye değer bir olay ile karşılaştıklarında deneyim ve mantık kapasiteleri ile limitlidirler. Bir olay ile karşılaşıldığında devreye çekirdek inanç devreye girer. Çekirdek inanç kişinin deneyim ve mantık ile inşa edilmiş kalıplardan oluşan bazen sözde bazen ise özde bilgilerdir. Sözde bilgilerden oluşan çekirdek inançlar kişinin müphemi değerlendirirken kendilerine veya diğerlerine karşı yanlış sonuçlara varmalarına sebep olmaktadır.
Kişi bir olayla karşılaşır. Sözde bilgi üreten çekirdek inançlar devreye girer. Yanlış değerlendirmeler yapılır. Kişi kendine ve/veya diğerlerine yüklenir. Kişi sonuçtan memnun olmaz. Kişi kendisi ile çatışır. Çekirdek inançlar hakiki bilgi ile kalıplaşabilir. Bu durumda kişi olayla karşılaştıktan sonra doğru değerlendirmeler yapar ve buna uygun eyleme geçer ve kişi kendisi ile çatışmaz.

Çekirdek inançlar öyle ya da böyle işlevseldir ve doğamızın temel bir parçasıdır. Sorun olan yanlış temeller üzerine inşa edilmiş olan çekirdek inançların kalıplarıdır. Bu kalıplar sonucu olayların değerlendirilmesi mazoşist veya sadist yorumlarla sonlanmaktadır. Çekirdek inançlarla üretilen kalıplar yerleşiktir, kendiliğinden eylemler ile sonuçlanırlar ve bu yüzden de bireysel olarak tespit edilmeleri ve çözümlenmeleri zordur.

Kişinin bilgi ve deneyim kapasitesi genişledikçe farkındalığı artar ve mazoşist/sadist eğilimleri ile yüzleşebilecek hale gelebilir. Yüzleşme sonucu kişi çekirdek inançlarının doğasını anladığı takdirde düzenlemelere gidebilir; ancak esas çözüm ancak çekirdek inançların yerini yeni çekirdek inançlara bırakmasını sağlamaktan geçmektedir. Sözde bilgi üreten çekirdek inançlar yerine özde bilgi üreten çekirdek inançlar üretebilirse kişi kendiliğinden anlamlı değerlendirmeler yaparak yaşamını sürdürebilir. Yeni çekirdek inançlar inşa etmek zaman ve enerji alır ancak kişinin otonomisi için zaman ve enerji harcanması gereken bedellerdir.

IV

Çekirdek inanç sonucu kişi mazoşist/sadist davranışlara yöneldiğinde bir öz çatışma durumu açığa çıkar. Bu çatışma hali kişinin kaçış arayışına girmesine sebep olur. Çatışma-Kaçış döngüsü bozulmadığı sürece bağımlılıklar açığa çıkar. Kişi çatışır, çatıştıkça kaçar, kaçtıkça tekrar çatışır.

Kişinin çekirdek inancı sonucu kişi kendini değersiz, yetersiz veya sevilmeye değmez görür ise kendine mazoşistçe yaklaşır; bu yorum benzer şekilde diğerleri içinde geçerli olur ve sadistlikle sonuçlana- cak şekilde diğerleri de değersiz, yetersiz veya sevilmeye değmez olabilir. Mazoşist/Sadist yaklaşımlar ve bu yaklaşımların sonuçları çatışma kaynaklarıdır ve dolayısıyla kaçış sebepleridir. Bu döngünün devamlılığı ise kaçışın ihtiyacının devamlılığını garantileyerek bağımlılıkları yaratır. Bağımlılıklar çekirdek inançları besler ve kişi kompleks bir kısır döngünün içerisinde depresyon halinde kalır.


V


Döngünün aşamalarını tekrar hatırlayalım. Kişi olayla karşılaşır, olayı çekirdek inançları kullanarak değerlendirir ve yorumlar, yorum sonucu bir tavır belirler ve davranış sergiler (çatışır), kaçış ihtiyacı duyar, bağımlı olduğu kaçış davranışını sergiler. Şimdi parça parça değerlendirelim:


Karşılaşma
Olayla karşılaşma anında kişi müphemin varlığının farkında olabilirse, doğrudan yorum aşamasına atlamak yerine anlama edimine zamanını ve enerjisini harcayabilir. Gündelik olaylar içerisinde kişinin sağlıklı bir uslama yapacak yeterince zamanı ve enerjisi olmayabilir, o halde çekirdek inançlar devreye girecektir.


Yorum
Çekirdek inançlar sağlam zeminde ise kişi sorun yaşamayacaktır ancak sözde bilgi üreten çekirdek inançlar devreye girdiyse yorumlar çatışmayı tetikleyecektir. Yorumların yarattığı duyguların ve duygulanımın kaynağı olan ihtiyaçların farkında olmak çatışma öncesinde kişinin anlamlı değerlendirme yapmasını sağlayarak önleyici rol üstlenebilirler. Olay anında çekirdek inançların tetiklenmesi ve sorunlu yorumlama son derece hızlı gerçekleştiği için kişiler kendilerini bir anda çatışma halinde bulabilirler.


Çatışma
Kişinin kendini veya diğerlerini değersiz, yetersiz veya sevilmeye değmez bulması sonucu makbul bulduğu değerlerle çatışan davranışlar açığa çıkabilir. Çatışma bazen agresif bazense pasif agresif biçimlerde kendini gösterebilir. Her iki biçimde de çatışma kişinin zamanını ve enerjisini çalar. Çatışmanın doğasının farkında olmak, çatışma halinde olunduğunun tespit edilebileceği bir farkındalığa sahip olmak ve çatışmadan uzaklaşacak pratikler geliştirmek döngüyü kıracaktır.


Kaçış
Çatışmanın yükü kaçış ihtiyacını beraberinde getirir. Kişi kaçış arayışında olduğunun veya kaçış halinde olduğunun farkında olabilirse anlamlı bir değerlendirme için zaman ve enerjisini kendine ayırabilir. Kaçış halinden kaçış çabası ise beyhudedir. Kaçış bir ihtiyacın çıktısıdır. Kişi kaçış halinin öncülü olan çekirdek inançlar ile kaçışı değerlendirdiğinde karşılaşma-yorum-çatışma-kaçış döngüsü yeniden ve yeniden yaşar.


VI


Peki kişi bu döngüyü nasıl kırabilir? Nasıl anlamlı çekirdek inançlar inşa edebilir? Nasıl bağımlılık prangalarından kendini kurtarabilir?

Sözde Bilgiden Uzaklaşma Özde Bilgiye Erişme
Çekirdek inançlara ihtiyacımız var. Hayat müphemin sisleriyle dolu, bu sisin dağılması için çekirdek inançları kullanıyoruz. Deneyim ve mantık ne kadar derinleşirse çekirdek inançlarla sis o kadar hakiki şekilde dağılır. Mutlak bir müphemsizlik mümkün değil. Sis hep var olacak ancak sis içerisindeki görüşümüz ne kadar artarsa o kadar rahat anlama erişiriz.


Aktif ve Anlamlı Değerlendirme
Yorumlarken, çatışırken ve kaçarken ne derece döngünün farkındalığını arttıracak şekilde zaman ve enerjimizi düzenlemeyi başarırsak o derece döngüyü kırmamız mümkün. Asırları aşan kendini bil (γνῶθι σεαυτόν) öğüdüne uymak ancak bu şekilde mümkün.


Anlamlı Bağları Onarma ve İnşa Etme
Çekirdek inancı düzenleyecek doğru bilgi ve kısır döngünün nedenselliğini anlamlandıracak bir farkındalık kişinin kendiyle, çevresiyle, doğayla, anlamla ve değerlerle kurduğu anlamlı ilişkilerde deneyimlenirse bağımlılıklardan otonomiye geçiş sağlanabilir.


Olay yaşanır, kişi bilgiye dayalı bir yorum ortaya koyar, ihtiyaç ve duygularının iletişimini karşı tarafın ihtiyaç ve duygularını hesaba katarak gerçekleştirir, hayatı olması gerektiği deneyimler. Çatışma yoktur, kaçış yoktur.


VII


Kişi bağımlıklarından kurtulup otonomisini sağlıklı şekilde kurduğunda gelecek yeşerir. Hayatın müphemi dağılır, ilerler.

Yorum bırakın